Anasayfa >>Haberler >> DİB haksız rekabet
logoDİB haksız rekabet yapıyor

Türkiye’de Umre ve Hac turları organizasyonu gerçekleştiren seyahat acenteleri bir yandan yaşanan küresel krizle mücadele ederken bir yandan da Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaptığı haksız rekabet uygulamaları ile boğuşmaktadır.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yeni dönemdeki mağduriyet verici mevcut uygulamalarına son vermemesi durumunda ülkemizde faaliyet yürüten seyahat acentelerinin tamamına yakını kapısına kilit vurmak durumunda kalacaktır. Böylesi bir durum hem bu işletmelerde çalışan insanları, hem de hükümetimizi ciddi bir sıkıntıya sokacaktır.

Seminerde Acentelerin, son gelişmelerle ilgili sıkıntıları Sayın Başbakanımıza, aşağıda maddeler halinde sunuldu.

1.DİB denetliyor ama denetlenemiyor 

Türkiye’de faaliyet gösteren ve Umre ve Hac turları düzenleyen acenteleri denetlemeye yetkili olan Diyanet İşleri Başkanlığının (DİB) kendi turlarını denetleyen bir mekanizma bulunmamaktadır. Mesela bir odada kalacak kişi adedi 5 kişi ise (oda kapasitesi) 7 hatta 8 kişi bu odaya yerleştirir ama kimse bu konuda denetleyemez ve ceza uygulayamaz. Oysa aynı duruma maruz kalan acente hakkında derhal rapor tutulur ve cezai işleme tabi tutulur. (Bir sonraki yıl Hac yapamama gibi bir tehlike devreye girer.)

2. DİB görevlilerinin durumu 

Belirli sayıda Umreci adayı kayıt eden acenteler, bunu DİB'e bildirmek zorundadır. Buna göre DİB, atama usulü ile görevli gönderir. Bu acente, bu görevlinin tüm masraflarını karşılamakla mükelleftir. Oysa bu konuda acentenin rehberleri ve din görevlileri zaten bulunmaktadır. Bu sebeple istem dışı ve dayatılarak gönderilen görevli misafir edilir.

Bu durum öylesine ironik durumlarla da tezahür etmektedir ki, zaman-zaman bu görevlilerin Kur’an okumasını bile bilmeyen, ancak müftülükte çaycı veya müstahdem kadrosunda çalıştıkları gözlenmiştir. Hatta bu görevlilerin, gruptaki umrecilerin isim listeleri ile iletişim bilgilerini toplayıp DİB’na bildirdiği de görülmüştür. DİB, bu yolla elde ettiği dataları kullanarak, bir sonraki yıl bu isimlerle temasa geçip DİB vasıtası ile umreye veya hacca gitmelerini istemiştir.